Category: İnceleme

The Mitchells vs. The Machines

Katie’nin film okuluna kabul alması ve evden ayrılacak olması, onun kurtuluşu ancak özellikle babası için yaşadıkları çatışmayı telafi edecek son bir şans daha var: okula gidiş yolunu aile gezisine çevirme fikri! Mitchell ailesi, verdikleri mola esnasında kendilerini bir robot ayaklanmasının tam ortasında buluyor. Akıllı telefonların vücuda bürünmesinin ardından kendisini çöpte bulan bir akıllı telefonun intikamı, […]

The Ordinary, Bomonti

Instagram reklamında gördüğüm ve karlı bir cuma akşamı deneme fırsatı bulduğum The Ordinary, çiçeği burnunda bir restoran. Pizzasının iddialı olduğunu düşündüğüm ve müdavimi olabileceğim her yerde yaptığım gibi en klasik tat olan margaritadan başladım ve standart bir pizzada nasıl bir deneyim sunduklarını denemek istedim. Açık mutfak olduğu için hazırlanışını ve taş fırındaki ateşi izlemek çok […]

Don’t Look Up!

Ortalama bir Netflix yapımından biraz daha iyisi. Ama daha fazlası değil. Vermek istediği mesajı bir buçuk saatte de verebilecekken ve göndermelerini ortalama seyirciler bile anlayabilecekken süresinin eleştirilmesini anormal bulmuyorum. Genel hatlarıyla Netflix yapımı olduğunu belli etse de ortalamanın üzerinde bir iş olduğu kesin. Güncel göndermeleri, aklı başında birkaç insanın hayrına dönüyor dünya mesajını vermesi yeterliydi. […]

Sinema

Sinemaya gitmek, hayatın bütün problemleri devam ederken çok güzel ara verme biçimlerinden birisi. Salona girdiğim andan itibaren filmin evreninde olduğumu hayal ediyorum ve her şeyi o evrende değerlendirmeye çalışıyorum. Ortalama iki saat boyunca günlük hayatın stresinden, derdinden uzak kalabilmek bir nebze olsun iyi hissettiriyor. Telefonumu kapatıyor, koltuğa gömülüyor ve anın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Görüntüsüyle, sesiyle; […]

Squid Game

Yapım özelinde konuşmadan önce sosyal medya etkisinden bahsetmek istiyorum. Birçok insanın bir şeyleri kaçırıyor olma hissini yaşamamak ve gündemde dönecek esprileri anlayabilmek adına bu yapıma başladığını düşünmek sürpriz olmaz. Her ne kadar ben de bu güdüyle başlamış olsam da izlediğim için pişman değilim. Finali çok daha iyi olabilecek potansiyele sahipken bence görece sönük tamamlandı. İkinci […]

Schumacher

Bu yazı, bahsi geçen belgeselin üzerine yazıldığı için spoiler içermektedir. Çok daha öncesi için fikir sunamasam da 1990’ların ortasından sonra doğmuş çocukların küçük yaşlarda çizdiği arabaların çoğunun kırmızı olmasının nedeni Michael Schumacher diye düşünmekteyim. Hatta bu iddiamı genişletebilirim, eğer bugün araba dendiğinde aklınıza kırmızı renkte bir şeyler geliyorsa bunun en büyük nedeni Ferrari, belki de […]

Yashica Mat 124 G

Yashica Mat 124 G, tlr (twin-lens reflex) olarak bilinen analog orta format makinesi türünde fiyat performans oranı en yüksek makinelerden birisidir. Günümüzde hâlâ Rolleiflex’lerin yarısından bile ucuz fiyata edinmek mümkündür. Kısaca twin lens reflex’i de açıklayacak olursak, makinede yer alan lenslerden üstteki, ayna düzeneği yardımıyla görüntüyü vizörden izlemeye yarar. Alttaki ise fotoğraf çekimini gerçekleştiren asıl […]